Pelikan M150 Dolma Kalem ve Mürekkepler Üzerine

İnceleme

Epeydir dolma kalemlere ilgi duymaktayım ancak doğru bir başlangıç için uygun kalemi bulabilmek epey zorlu bir iş. Birçok modelin, birçok fiyat skalasının yer aldığı dolma kalem piyasasında, en uygun “başlangıç” kalemini bulmak benim de zamanımı aldı. Ancak sonuç olarak Pelikan M150 ile yola koyuldum. M150’yi merak edip de bu yazıya denk gelen okurlar için  Kısaca Pelikan’dan sonrasında ise M150 modelinden bahsetmek istiyorum.

Pelikan, Alman menşeili 1838 yılında kurulmuş bir kırtasiye malzemesi üreticisidir. Kırtasiye alanındaki kaliteli ürünleriyle kısa sürede tanınırlığa ulaşmıştır. Dolma kalem severlerin, özellikle koleksiyonerlerin muhakkak bir tane de olsa ellerinde bulundurduğu Pelikan markası, ilk defa 1929 yılında dolma kalem piyasasına girmiştir. O günden bugüne dolma kalem sektörünün en prestijli markalarından biri haline gelmiştir.

M150 modeli ise bir Pelikan dolma kalem modeli olup iki farklı tür olarak karşımıza çıkar. M150 “Old” ve M150 “New”. (İlk etapta bu bilgiye sahip olAmadığım için internette gördüğüm rastgele bir M150’yi almıştım. -Doğru bir tercih olsa da-) Yine de bu iki model hakkında bilgi sahibi olmak faydalı olacaktır.

Öncelikle (Old) yani eski M150’yi inceleyelim. M150 modeli ilk defa 1983 yılında üretilmiştir. 1986 yılına kadar M150/481 olarak da bilinmiştir. Tüm parçaları altın kaplamadır. 1997 yılında ise üretimi durdurulmuştur. Eski stil M150’nin üretim yılları 1983-1997 yılları arasındadır. Çelik ve altın kaplama olarak uç çeşidi opsiyonları vardır. Toplam ağırlığı 11 gr. toplam uzunluğu ise 122 mm’dir. Ek olarak Old M150’lerin mürekkep kapasitesi 1.18 ml’dir. 5 tip M150 bulunmakta ve sırasıyla: Klasik siyah, yeşil-siyah, siyah-gri, mavi bols, siyah-bordo şeklindedir.

Yeni tip M150 ise 1997 yılında üretilmeye başlanmış ve halen şirket satış politikasıyla uyumlu olarak üretilmeye devam etmektedir. (İki modeli hariç: Siyah-bordo ve siyah-gri 1999’da sonlanmıştır.)  Yeni tip M150’nin ağırlığı eskisinden 5 mg daha fazladır. (Bunun sebebi de dolum kısmına sonradan eklenen altın rengi halkadır.) Eskisinden farklı olarak 1 mm daha kısadır. Mürekkep kapasitesi ise tamamen aynıdır. Dolayısıyla iki tip arasındaki en büyük farklılık kalemin üst kısmında bulunan altın kaplama halkadır. (Resimde de görülebilir.)

Old-New Pelikan M150 History

Yeni tip M150’lerin 5 modeli mevcuttur: Klasik-siyah, siyah-gri, yeşil-siyah, siyah-yeşil, siyah-bordo. Bu tüm modeller arasında yalnızca üç modelin gövdesi farklı renktedir. “Yeşil-siyah”, “Siyah-yeşil” ve “Siyah-bordo” modelleri. Diğer modellerdeki renklilik yalnızca mürekkep penceresinde görülmektedir.

Şimdi gelelim benim aldığım M150’ye. Yeni jenerasyon, saydam yeşil mürekkep haznesine ve M tipi uca sahip. Benim yazma alışkanlıklarıma uygun olabileceğini düşündüğüm için M’yi tercih ettim. Gerçekten de ideal bir uç olduğunu söyleyebilirim. Daha incesi “F” ve daha kalını “B” uçlar da mevcut ancak M150’ye uygun olanı Türkiye’de var mıdır, bilemiyorum. (Aşağıdaki görselde uç skalasını görebilirsiniz. )

Pelikan M150, Kasım 2021 itibariyle 550-1200 tl arasında satılıyor. En uygun fiyatı Amazon’da bulduğum için oradan aldım. Hemen ertesi gün de geldi. Satın alırken satıcılar arasındaki fiyat farkı epey uçuk gelmişti ancak bir mağazada epey ucuza satıldığı için bu riski göze aldım. Sonucunda ise yanılmadım. Gelen ürünün orijinalliğine ikna olduğum için karlı bir alış-veriş deneyimi olduğunu söyleyebilirim.

Kişisel görüşüm, Pelikan M150’nin tutuşu oldukça rahat. Boy olarak kısa sayabileceğimiz bir oranda olduğu için kavrayışı da gayet güzel. Bunun dışında gövde malzemesinin reçineden yapılmış olması kalemi epey bir hafifletiyor. Bu da yazarken ergonomi sağlıyor. (İri yapılı elleri olanlar için tavsiye etmem.)

Mürekkep konusuna gelecek olursak açıkçası mürekkep seçmek bir deryaya dalmak gibi. O kadar farklı markalar, renkler, koleksiyonlar var ki sürekli kararsız kalıyorsunuz. Bunun dışında tecrübe etmeden mürekkep almak da epey riskli bir iş. Sonuçta mürekkep fiyatları deneme-yanılma yoluyla tecrübe etmeye uygun değil. Bu sebeple bilgi dahilinde almakta fayda var. Ben ilk olarak sevdiğim bazı yazarların tutkuyla savunduğu “yeşil” mürekkeplerden edinmek istedim. Gerçekten yazma eylemine yakışan bir renk… Bu sebeple ilk deneyimim kalemimin markasına uygun olsun diye Pelikan’ın 30 ml’lik 4001 dark-green rengi oldu. 5-6 sayfalık bir yazma tecrübesinin sonunda memnun kaldığımı söyleyebilirim. Ciddi bir ton farklılığı oluşmadı. Daha çok yekpare bir yazımı var.

İkinci seçimim daha çok günlük yazılar için oldu. Parker’in 57 ml’lik Quink Mavi-siyah modeli. Parlement mavisine yakın bir rengi var. Daha ağır başlı ve daha net hatları olan bir mürekkep diyebilirim. Yazmadan yazmaya değişir tabi ancak 4-5 sayfalık bir yazımda yekpare bir renk algısı oluşturmadığını ifade etmek isterim. Bazı ton farklılıkları bariz bir şekilde göze geliyor.

Bir diğer mürekkep tercihim ise pistonlu dolma kalemlerin mucidi kabul edilen Waterman markası. Waterman’ın 50 ml’lik “Serenity Blue” modelini sipariş ettim. Hali hazırda elimde Parker’ın mavisi olması sebebiyle henüz açmadım  ancak tatlı tasarımıyla bir yerlerde yazmaya hazır olarak beni beklemesi mutlu ediyor.

Klasik dolma kalem markalarının tamamını alamasam da mürekkeplerinin elimde olmasını istiyorum. Bu sebeple Pelikan, Parker, Waterman gibi mürekkep tercihlerim oldu. Bir sonraki alışverişimde ise Cross’un kırmızısıyla Caran d’Ache markasının “Divine Pink” mürekkebini almak istiyorum. Özellikle Caran d’Ache’ın vişne çürüğüne çalan tonu ve tasarımı çok cezbedici geliyor. (Aşağıdaki görselden inceleyebilirsiniz.)

Bu arada genellikle başlangıç düzey için Lamy’nin, Scrikss’in veya Jinhao’nun modelleri anılıyor ancak kişisel görüşüm elbette, dolma kalem meselesinde “Başlangıç düzey” terminolojisine pek güvenmiyorum. Bütçe, kişisel zevkler ve kullanım amacına göre seçim yapmak daha doğru olacaktır.

Pelikan M150 ile uzun süreceğini tahmin ettiğim bir dostluğun henüz başındayız. İlerde dolma kalemler ve mürekkeplerle ilgili yazılarıma devam edeceğim. Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar.

Dolma kalem tutkunlarının bildiği ancak yeni merak salanlar için iki değerli kaynağı da anmak isterim. Zeynep Kalemsever’in blogu “Bana Sıkça Yaz” ve Markakalem’in Youtube’da yayınladığı sohbet serisini tavsiye ederim.

Kasım 16, 2021
+ Yorum
Facebook Twitter Pinterest